Pazartesi, 27 Nis 2009
Altan
Google’ın özel günlere yaptığı logoları hepimiz biliyoruz zaten.. Bugün gördüğüm ise bana en çok hitap edeni oldu..
Düşünün işte, ilk kez laboratuvardan bir yazı ekliyorum.. O kadar hoşuma gitti..
27 Nisan Samuel Morse’un doğumgünüymüş.. E kutlu olsun..
Nasıl logo ama?..
Yazacağım diye düşündüğüm şeyleri yazamıyorum.. Bir tuhaflık var..
Aslında daha doğrusu hiçbir şey yazamıyorum sanki.. 
Hmm, demek gerçekten bir tuhaflık var..
Her neyse;
Tezin aşamalarına dair detaylı yazılar yazamayacağım aşikar, ama en kötü ihtimalle bir fotoblog tarzı kayıt defteri tutabiliriz gibi geliyor..

Laboratuvarda çalışmak durumunda kaldığımdan bahsetmiştim sanırım, hemen onun da çok genel bir fotoğrafını ekleyeyim de, bölümümüzün reklamını yapmış olalım.. 
Rahat bir ortamda çalışmak gibisi kesinlikle yok, şimdiden söylemeliyim..
Tez için üzerinde çalışmak üzere seçtiğimiz seti sipariş etmemiz gerekiyordu ve Texas
Instrument’in resimde de gördüğünüz setini sipariş ettik.. Tezimizin temel konusu ZigBee ve bu küçük canavarlar üzerlerinde ZigBee transciever’ı ve meşhur MSP430 işlemciyi barındıran küçük iletişim aygıtları..
Teze dönersek öncelikle üzerlerindeki demo programı keşfetmek yapabildiklerini görmek hedefiyle yola çıktık.. Daha sonra ihtiyacımız olan en temel öğenin “iki bilgisayarı bu ufaklıklar vasıtasıyla haberleştirme” olduğuna karar verdik..
Eylemleri çoğul kullanıyorum çünkü tezin bütün aşamalarında sevgili dönem/laboratuvar arkadaşım Cenk benimle birlikteydi.. Bütün aşamalarda kendisiyle birlikte çalıştık.. Kendisine katkılarından dolayı bir de buradan teşekkür ediyorum..
Bu aşamanın sonucu olarak iki bilgisayarın kusursuz haberleşebildiği bir sistem kuruldu, fotoğrafta bunun küçük bir simülasyonu görülüyor..
Bununla kaldık mı?.. Tabi ki hayır!..
Şu sıralar MSP’nin altını üstüne getirmekle ve barındırdığı güzelliklerin nimetlerinden amaçlarımız doğrultusunda faydalanmakla fazlasıyla meşgulüz ve bu durumdan dolayı mutluyuz..
Yalnız daha ilerisine ilişkin yazıları aşamalar birikince bir sonraki girdide derlemek daha mantıklı geldi bana.. Çünkü yeteri kadar seri yazamadığımı ve ne yazıkki yazamayacağımı farkettim.. Hem belki böylelikle aklımda bulunan başka konularda da yazmaya fırsat bulabilirim değil mi?..