Fida filme son ultimatom..

On 17 Ekim 2007 by Altan

Diğer yazıda ucundan köşesinden bir mim sekmesinde değinmiştim ki, film afişleri ve altyazılara takmış vaziyetteyim gerçekten..

Altyazılardaki beyaz taban sendromunun aşılamaz olduğuna kesinlikle inanmıyorum, yeri geldiği zaman yazıya her türlü takla attırılabildiğini çok iyi biliyorum.. Nihayetinde bu mübareği manyetik filmin üstüne eliyle yazmıyor yazan, programda hazırlanan alt yazıyı lazerle işliyorlar filme..

Bunun önemli bir ayrıntı olduğunu düşündüğümü belirterek bir başka sorunla bağlantı kurup yeni bir film yazısına geçiyorum.. :)
(Beeh, ne becerikliyim :D )

The Bourne Ultimatum (Son Ultimatom)

Filmin ismindeki çeviriye karışmıyorum, İngilizce’sinde özel isim kullanıldığına göre (her ne kadar "Bourne" kelimesi artık filmin davası haline gelmiş olsa da) çok da önemli gelmedi bana..

Benim takıldığım nokta filmin sloganı.. Filmin ilk gördüğüm afişi (izlemden önce) yan taraftaki idi..
İlk iki filmi izleyen iyi bir Bourne takipçisi olarak slogan fazlasıyla anlamlı geldi bana:
Remember Everything, Forgive Nothing (Herşeyi hatırla, hiçbirşeyi affetme)

Bu işleri Türkiye’de kim yapıyor, kim üstleniyor tam olarak bilemiyorum, ama çokça rastladığım bir durum bu sefer bayağı battı bana, filmin Türkiye dağıtımcısı Fida Film olduğundan başlıkta onun adı geçiyor.. Filmin sloganının Türkçe’ye çevrilmiş hali şu:
Herşeyi hatırla, hiçbirşeyi unutma..

Türk filmleri sayesinde "filmatik" kültürü yeterince gelişmiş olan halkımızın bu yazıyı ahenkli bulacağı ve "Bu sözleri unutmayacağım, bunları söylediğine pişman olacaksın" repliklerindeki "affetmeme" anlamıyla örtüştüreceği düşünülmüş olmalı..
Aslında ilk bakışta haklı sayılırlar, lakin kocaman afişi ilk gören herkes gibi ben de "Ne alaka lan?! Hem hatırla, hem unutma, ne iş?" diye düşündüm.. Tanıdıklarıma sordum, herkes aynı fikirde..

Bu kadar fuzuli konuştuktan sonra biraz da filmden bahsetmek gerek..
Filme ilk iki filmi izlediğini sandığım ve filmin başında aslında izlememiş olduğunu itiraf eden bir arkadaşımla gittim.. :D
Bitirim İkili serisi için aksini iddaa etmiş olabilirim, bu film için kesinlikle seriyi izlemelisiniz, yoksa sadece kuru aksiyon seyretmekle kalırsınız..
Gerçi arkadaşımın oldukça hoşuna gittiğine göre o şekilde de tatmin edebiliyor film..

Film bilindiği gibi "The Bourne Identity" ("Geçmişi Olmayan Adam" desem kaç kişi anlardı acaba?), "The Bourne Supremacy" ("Medusa Darbesi" bir öncekinden daha vahim :D ) serisinin son filmi..
Türkçe isimlerinden üçleme olduğunu çıkartmak bir hayli zor olsa da film bir üçleme ve başından sonuna gayet ayrıntılı işlenmiş..

Karakterimiz Jason Bourne’ın ilk filmdeki kimlik bunalımının üzerine ikinci filmdeki bariz üstünlüğü hepimizi üçüncü filmde konunun nasıl bağlanacağına dair merakta bırakmıştı zaten..
Tek isteğinin neler olduğunu ve tam olarak kim olduğunu öğrenmek istediğini -bizzat yetiştiren CIA hariç- herkesin bildiği Jason Bourne’dan bahsediyoruz..

15. dakikada arkadaşımın kulağıma eğilip "Bu ne oğlum, nerde yetiştirdiler lan bunu?" dediğini söylesem filmin ne derece aksiyon ve zeka dolu olduğunu az çok özetlemiş olurum sanırım..

Filmin içeriğiyle ilgili çok şey yazmak adetim değildir, izlemek her zaman en iyi yol öğrenmeye.. Genel olarak filmin tahmin edilen doğrultuda gittiğini söyleyebilirim.. Film yine dünyanın pek çok yerinde geçiyor ve her gördüğünüz şehrin hangisi olduğu ekranda yazıyor (küçük bir ayrıntı belki, ama çok hoşuma gitti :D ).. E mekanlar gayet hoş seçiliyor, Jason Bourne’u elde etmek için en az Bourne kadar yetenekli birçok tetikçinin de filmin içinde olduğu düşünülünce zaten aksiyon kaçınılmaz.. Koltuğa yapışmış halde filmin sonunu bekliyorsunuz..

Peki sonu? Son Ultimatom’dan Jason istediğini elde edebiliyor mu?..
Ben sonunu beğendim (beğenmeyenler de var), buyrun izleyin derim..

One Response to “Fida filme son ultimatom..”

  • Fidafilm hakkındaki söylediklerine bir ilave yapmak istiyorum müsaadenle… Altyazı konusunda baştan sona hemfikirim, bir de neden Türkiye’ye bu filmi diğer dünya ülkelerinden ayrı olarak iki ay sonra getirdiklerini de feci halde merak etmekteyim… Biz bu dünyadan değil miyiz, biz uzayda mıyız? Neden (özellikle) bu derece gelmesini beklediğimiz filmleri sanki bize gıcıklık olsun diye hususi olarak geciktiriyorlar anlayabilmiş değilim… Bu konuda genellikle hep bunu sorgulama ihtiyacı hissediyorum her merakla beklediğim film geciktiğinde, ama özellikle bu filmde beni bu derece sinirlendiren neden Fidafilmin iki aylık bu gecikme yüzünden, 4-5 yıldır hasret kaldığım “üniversite nedeniyle uzak kaldığım dostlarımla eskiden olduğu gibi birlikte ağız tadıyla sinemaya gitme” planlarımızı baltalamış oluşu… Biliyorum bu ilk değil ama bu seferki başka, çünkü serinin önceki filmlerini birlikte sinemada seyrettiğimiz düşünülürse 3. filmde bu geleneğimizi bozmuş oldular, o nedenle bir teessüfü buradan dile getirmek istedim… “Fida Film, seni şiddetle kınıyorum, haberin olsun…” :D

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>